9 Temmuz 2015 Perşembe

ZİHİN AKTARIMI GERÇEKLEŞECEK Mİ?

Beyni, dokularin donanım, elektriksel etkinliğin ise yazılım yerine geçtiği bir biyolojik bilgisayar olarak düşünmek mümkün. Durum böyle olsa, çok gelişmiş elektrot dizileri kullanarak zihin aktarımı teknolojik bakımdan mümkün olurdu. Ne var ki zihni, maddeden ayırmak olanaksız. "Benlik zaten o yapının içinde" diyor Arizona Üniversitesi' nde sınır bilimci ve elektrik mühendisi olan Charles Higgins. "Benlik, 100 milyar nöronun kendi içlerindeki bağantıda, nörotransmitterler un ve reseptörlerin benzersiz başarıyla nakledildi bile bu tek başına yeterli değil. Omurilik de nakledilmezse, kişi bir omur boyu edindiği kas hafızasını bitirebilir. Higgins bunun üstesinden gelmenin bir yolunun klonlama olduğunu söylüyor. Yapısal bakımdan aynı merkezi sınır sistemine sahip olan bir klon, orijinali taklittaklit eden elektrik sinyallerle uzatılabilir. Ne var ki insan klonlama hala bilimkurgu da ibaret ve sinirbilimciler şu ana kadar en fazla 100.000 nöron arası bağlantıyı haritalayabildi. Bu da bir balığın yada solucanın beynine denk düşüyor. Bilim insanlarının bugünden yapabileceği bir şey, beynin bağlantılarını yerinde değiştirmek. Örneğin, Columbia Üniversitesi araştırmacıları tedaviye dirençli ciddi depresyon hastalarına derin beyin uyarıcıları yerleştirdiler. Bu uyarıcılar belli uyarıcılar belli noktalara elektriksel darbeler gönderdiğinde hastaların semptomları anında kayboldu. İki yıl sonra, deneklerin biri depresyonun tamamen ortadan kalktığını bildirdi. Bilim insanları daha fazla hastanın beynindeki bölgeleri uyardıkça, bambaşka potansiyelleri ortaya çıkabilir. "Birisinin epilepsi yönetimi durdurmaya çalışırken kaza eseri görsel kortekste bir deseni uyarabilir ve bir anı yaratabiliriz" diyor Higgins.
  Yani vücuttan vücuda sıçrayarak ölümsüzlük elde etmek söz konusu değil. Yine de yeteri kadar zaman ve deneyle, insanlar tıpkı The Matrix filmindeki gibi anı yüklemenin ya da beceri öğrenmenin bir yolunu geliştirebilir.    

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder