Geceleyin uykunuz sık sık bölünürse uyandıktan sonra kendinizi yorgun ve beceriksiz hissedebilirsiniz. Aynı biçimde, sabahları saatinizin alarmını sürekli ertelemekten kaynaklanan bölünmeler de sağlığa zararlı olabilir.
Harvard Tıp Fakültesi' nda sinirbilimci ve uyku araştırmacısı olan Jeanne Duffy, "Erteleyip durduğunuzda 30 dakika boyunca uykunuz, muhtemelen alarmınızı 30 dakika sonraya kurduğunuzda uyuyabileceğiz uykudan daha kötü" diyor.
Fakat ertelemenin de kendince faydaları olabilir. Duffy, "uyku eylemsizliğini", yani uyandıktan sonra da üzerinizde kalan o mahmurluk hissini (ve fiziksel zayıflığı) araştırmış. Görünen o ki yaşadığımız uyku eylemsizliğini şiddeti, uykunun hangi aşamasında ansızın uyandığınıza gore değişiyor.
Eğer yavaş dalga uykusunun en derin aşamalarından zorla kaldırıldıysanız " Kim olduğunuzu, nerede olduğunuzu anımsamakta güçlük çekebilirsiniz" diyor Duffy. Bu durumda alarmı Erteleyip biraz daha kestirmek daha iyi olabilir. Böylece uykunun bir başka aşamasında, ornegin vücudun uyanıklığa en yakın olduğu REM' de uyanabiliyorsunuz. "Bir şeyleri daha iyiye götürebilir" diyor Duffy. Ama halihazırda REM' deyseniz, alarmı ertelemek sizi daha derin uykuya sürükleyip her şeyi berbat edebilir.
12 Temmuz 2015 Pazar
9 Temmuz 2015 Perşembe
ZİHİN AKTARIMI GERÇEKLEŞECEK Mİ?
Beyni, dokularin donanım, elektriksel etkinliğin ise yazılım yerine geçtiği bir biyolojik bilgisayar olarak düşünmek mümkün. Durum böyle olsa, çok gelişmiş elektrot dizileri kullanarak zihin aktarımı teknolojik bakımdan mümkün olurdu. Ne var ki zihni, maddeden ayırmak olanaksız. "Benlik zaten o yapının içinde" diyor Arizona Üniversitesi' nde sınır bilimci ve elektrik mühendisi olan Charles Higgins. "Benlik, 100 milyar nöronun kendi içlerindeki bağantıda, nörotransmitterler un ve reseptörlerin benzersiz başarıyla nakledildi bile bu tek başına yeterli değil. Omurilik de nakledilmezse, kişi bir omur boyu edindiği kas hafızasını bitirebilir. Higgins bunun üstesinden gelmenin bir yolunun klonlama olduğunu söylüyor. Yapısal bakımdan aynı merkezi sınır sistemine sahip olan bir klon, orijinali taklittaklit eden elektrik sinyallerle uzatılabilir. Ne var ki insan klonlama hala bilimkurgu da ibaret ve sinirbilimciler şu ana kadar en fazla 100.000 nöron arası bağlantıyı haritalayabildi. Bu da bir balığın yada solucanın beynine denk düşüyor. Bilim insanlarının bugünden yapabileceği bir şey, beynin bağlantılarını yerinde değiştirmek. Örneğin, Columbia Üniversitesi araştırmacıları tedaviye dirençli ciddi depresyon hastalarına derin beyin uyarıcıları yerleştirdiler. Bu uyarıcılar belli uyarıcılar belli noktalara elektriksel darbeler gönderdiğinde hastaların semptomları anında kayboldu. İki yıl sonra, deneklerin biri depresyonun tamamen ortadan kalktığını bildirdi. Bilim insanları daha fazla hastanın beynindeki bölgeleri uyardıkça, bambaşka potansiyelleri ortaya çıkabilir. "Birisinin epilepsi yönetimi durdurmaya çalışırken kaza eseri görsel kortekste bir deseni uyarabilir ve bir anı yaratabiliriz" diyor Higgins.
Yani vücuttan vücuda sıçrayarak ölümsüzlük elde etmek söz konusu değil. Yine de yeteri kadar zaman ve deneyle, insanlar tıpkı The Matrix filmindeki gibi anı yüklemenin ya da beceri öğrenmenin bir yolunu geliştirebilir.
Yani vücuttan vücuda sıçrayarak ölümsüzlük elde etmek söz konusu değil. Yine de yeteri kadar zaman ve deneyle, insanlar tıpkı The Matrix filmindeki gibi anı yüklemenin ya da beceri öğrenmenin bir yolunu geliştirebilir.
8 Temmuz 2015 Çarşamba
3B YER İÇİ
Dünya' nın için gizemli bir yer. Sismik etkinlikler çoğu zaman hiçbir belirti vermeden ölümcül depremlere, volkanlar yol aciyor. Fakat Oak Ridge Ulusal Laboratuvarı' nın Titan super bilgisayarı üzerinde çalışan yeni bir model , sismik dalga verilerini cozumleyerwk Dünya' nın kabuğunun içeriğini ve potansiyel davranışını şaşırtıcı netlikte ortaya koyuyor. Mavi ve yeşil dalgalar, sismik dalgaların hızla yol aldığı soğuk ve yoğun kayaları gosteriyor. Kırmızı ve turuncu kayalar ise dalgaları yavaslatan, daha genç, daha sıcak kayaları ifade ediyor. Sosyologlar bu 3B modeli kullanarak gizli magma ceplerini ya da tektonik plakaları saptayabilecek. Bu modeli ileride bir gün mühendislerin depreme karşı hazırlıklarını bile değiştirebilir. "Diyelim ki Los Angelas' ta bir bina yapmak istiyorsunuz" diyor Princeton Üniversitesi' nden jeofizikçi Jeroen Tromp. "Binanın maruz kalabileceği yer hareketlerini isabetli biçimde simüle edebilir, böylece yapı malzemelerini bilinçli şekilde seçebiliriz.BU DÖVMELER ÇOK FARKLI
Dövmeler insanlar hakkında çok şey anlatır. Artık daha da fazlasını anlatacaklar. Giyilebilir elektronik pazarına şimdi de ultra ince ve esnek, yapıştırılabilir algıyıcılar giriyor ve hayatımızı dahada fazla veri sayesinde iyileştirme vaadinde bulunuyor. Bu yapıştırılabilir mini bilgisayarlar şu anda "bak ne kadar havalı" aşamasında. Google geçen yaz yakın alan iletişimi (NFC) kullanarak Motorola Moto X akıllı telefonların kilidini açan dijital bir dövme duyurmuştu. Diğer şirketler ise bu nano incelikteki su geçirmez aygıtlara hayat kurtarabilecek algılayıcılar ve antenler sığdırma derdinde. Dijital dövmeler özellikle sağlık ve fitness takip alanlarında gelecek vaat ediyor. Medtronic' in yarattığı SEEQ mobil kardiyak telemetri sistemi, kalp hastalarının göğsüne yapıştırılıyor ve tıbbi gözlem aygıtlarına kalp atış bilgi bizi kesintisiz olarak gonderiyor. Ardından çalışanlar bu verileri analiz edip bir doktora yollayabiliyor . Esnek elektronikler alanında uzmanlaşan bir firma olan MCıo ise BioStamp sistemleriyle nabzı, vücudun hareketlerini, sıcaklığını ve biyometrik verileri ölcuyor ve insanların kendi sağlıklarını kendi evlerinde takip etmesine olanak saglıyor.Bu algılayıcılar günler boyu gerçek zamanlı bilgi sağlayabiliyor. Yani akıllı kol saatleri ve bileklikler pek yakında tarihe karışabilir.
Kaydol:
Yorumlar (Atom)