30 Haziran 2015 Salı

OKYANUS BELASI PLASTİKLER

  Aralık ayında 12 araştırma kurumundan oluşan birlik okyanuslardaki küresel plastik kirliliğini açıkladı şu an denizlerimizde yüzeye yakın 300.000 ton plastik yüzüyor bu 1500 mavi balina ağırlığına denk ayrıca bu rakama balıklar tarafından yenen plastikler ve deniz dibine çökmeler dağılım değil...
  Five Gyres Enstitüsü araştırma müdürü Marcus Eriksen,"Hava kıtlığının deniz versiyonu gibi" diyor.Yinede tahminler beklentisine altında kimi bilim adamları ise her yıl kıyılardan denizlere yaklaşık beş milyon ton plastiğin döküldüğünü iddaa ediyorlar.
  Eğer her şey böyle giderse önümüzdeki on yıl içinde plastik akışı ikiye katlanacak o yüzden bu akışı yavaşlatmak ve ortadan kaldıracak yöntemler bulmak için en uygun zaman şimdi.
DÖKÜNTÜLERLE NASIL BAŞ EDİLMELİ
1)DENİZDE
Okusyanuslardaki plastikler aşırı derecede ufalanmış durumda gidipte toplayacağımız tutarlı bir yığın yok ama bir araya getirilebilirler daha şimdiden kar amacı gütmeyen bir şirket okyanus akıntılarını kullanarak plastik parçalarını birbirlerine bağlı zincirler haline getirmişler.
2)KIYIDA
Uygulamada toplanması imkânsız parçaları toplamak yerine sudan uzak tutmak çok daha kolay 2013'te Ocean Conservancy International Coastal Cleanup(Uluslararası kıyı temizleme) gönüllüleri tüm dünyada 5500 tondan fazla kıyı çöpü topladı buna 940.000' sen fazla plastik şişeler de dahil.
3)KAYNAKTA
En iyisi plastik kullanımını tümden yasaklamak Ortalama bir Amerikalı yılda 84 kilo plastiği çöpe atıyor Şan Jose, California' da naylon poşet kullanyasaklanınca şehrin su giderlerinde tıkanıklıklar %90 azaldı.

FÜZYONLA OYNAYAN ÇOCUK

  Alabama,Huntsville'deki ABD Uzay ve Roket Merkezi' nin kapısından babasını çeke çeke getiren çocuk daha dokuz yaşındaydı ve babasına "İtki" diyordu, "İtkiyle ilgili ne varsa görmek istiyorum."
  Taylor elini kaldırdı ama soru sormak için değil, yanıtlamak için. Doktora düzeyindeki bilgileri birbiri ardına sıralamakta olan bu çocuğun karşısında tur rehberi bir adım gerilemişti.
  Bütün bunlar, Taylor'un ailenin garajını karanlıkta parlayan gizemli taşlarla, akla hayale gelmeyecek güçlere sahip metallerle ve sıvılarla doldurulmasından önceydi.Bir reaktör inşa etmesinden ve 14 yaşında, nükleer fiziği gerçekleştiren en genç kişi olmasından önceydi.
  "Bunca bilgi nereden geliyor?" Kenneth ile eşi Tiffany bu soruyu kendilerine defalarca sormuşlar. Kenneth Coca Cola şişelemede çalışıyor, kayakçı ve eski futbol oyuncusu.Tiffany ise yoga eğitmeni."İkimizde bilimin b' sinden anlamayız" diyor Kenneth.
  Taylor beşinci yaş günü için bir vinç istemiş ve ailesi onu oyuncakçıya götürdüğünde "Hayır" diye bağırıp "Ben gerçek vinç istiyorum"demiş.Normal bir aile böyle bir isteğe karşı çıkar ama Taylor'un ailesi doğum gününde evin önüne kiralık bir vinç getirmiş.
  İlerleyen yıllarda Taylor son derece tehlikeli seylerle uğradığında bile önüne engel koymamışlar. Çocuk yetiştirme yaklaşımları aslında gelişigüzel değil, son derece kararlı."Çocuklarımızın, kim olduklarını kendilerinin keşfetmelerini istiyoruz."diyor Kenneth, "Sonra da elimizden geleni yapıp onlara o yönde destek oluyoruz."
  Taylor 10 yaşındayken bir hafta içinde tüm elementlerin atom numaralarını, kütlelerini ve erime noktalarını ezberlemiş.
ABD Başkanı ile Taylor
  Ertesi yaz Taylor, herkesi evin arka bahçesinde toplamış ve abartılı bir tavırla içinde şeker, bahçe işlerinde kullanılan potasyum nitrat bulunan bir ilaç kutusunu göstermiş.Kutuyu yere bırakmış, sonra bir şovmen edasıyla fitili ateşlemiş. Herkesin beklediğinin aksine bir maytap patlaması değil, yeri göğü sarsan ve komşuların dehşetle sokağa dökülmesini sağlayan bir infilak gerçekleşmiş.
  Ertesi sene Taylor atomların, keşfedilmesi bir ömür sürecek sırları olduğu anlamış ve evlerinin garajındaki değişik metaller, karanlıkta parlayan kayalar, mikroskoplar vb. araçlar artmaya başlamış.
  Taylor radyoaktif atomlara gittikçe merak duymaya başlamıştı. Nükleer Fizik uzmanı arkadaşı Taylor' un hata yaptığını anladığında işin çok geç olabileceğini söylüyor.
  Anne babası Çernobil rüyaları görürken Taylor onları rahatlatmaya çalışıyordu:"Ben sorumluluk sahibi biriyim, ne yaptığımı biliyorum."diyordu.
  Herkes endişe ediyordu.Ne zaman ağızlarını açacak olsalar Taylor onlarla tartışıyor, argümanları geçerli olduğu içinde herkesi susturuyordu.İnsanların söylediklerini nasıl çürüteceğini çok iyi biliyordu.
  Taylor, yüksek enerjili nötronlar elde edebilir, bunları da çeşitli malzemeleri medikal izotoplara dönüştürmek için kullanabilirdi.Bu izotopları milyarlarca dolarlık siklotronlarda üretmek ve sonra hastalara taşımak yerine, her hastanede ucuza ve güvenli bir biçimde izotop üretecek kadar küçük bir füzyon reaktörü yapmak daha mantıklı değil miydi?
  Bir zamanlar kendi etrafında döndüğüne inandığı dünyayı artık değiştirebileceğine inanıyordu!
  O sene kardeşiyle Amerika'nın en zekilerinin okuduğu bir okula kaydolan o okuldaki ünlü fizikçilerden Friedwardt Winterberg' e "kaynaştıcı" adıyla bilinen bir füzyon reaktörü yapmak istediğini söyleyen Taylor'a karşı profesör birden patladı: "Daha 13 yaşındasın!On binlerce elektron voltla, ölümcül X ışınlarıyla ne işin var senin?" diye bağırdı. Ama Taylor aradığı destekçiyi bulmuştu. Aynı okuldaki Nükleer fizikçi Ronald Phaneuf...
TED konuşması yaparken Taylor Wilson
  Davidson' da ki ilk yıllarında Taylor, tüm akşamlarını Phaneuf' un laboratuvarının bir köşesinde, profesörün onun için ayırdığı bir alanda reaktörü tasarlayarak, çetrefilli teknik sorunları çözerek, internetten kritik parçaları arayarak geçirmiş.
  20' den fazla teknik alanın bilgisini bu alana dökmüş. Yavaş yavaş test ederek reaktörü birleştirmeye can sıkıcı vakum sızıntılarını gidermeye, elektrik sorunlarını ve kafasına göre çalışan plazma alanını düzeltmeye konulmuş.
  Taylor 14 yaşını doldurduktan kısa süre sonra makineye dötaryum yakıtı koymuş, makineyi çalıştırmış ve nötronların varlığını kanıtlamışlar. Böylece Taylor nükleer füzyonu gerçekleştiren 32. kişi olmuş.
  Taylor, Intel' in Uluslararası Bilim ve Mühendislik Fuarı'na reaktörüyle ve bomba bulma uygulamasıyla katıldı. Bizzat Intel CEO' suyla görüşen Taylor'un birinciliği kazanması hiçte zor olmamıştır.
  Intel'in CEO' su Paul Ottelini' nin 20 dakikalık görüşmeden sonra söylediği ilk şey ise "İyi ki bu çocuk bizim tarafımızda" demesidir.
  "İşte" dedi Taylor , gözlerini makineden ayırmadan ."İşte size bir yıldızın doğuşu."

29 Haziran 2015 Pazartesi

MERHABA

    Herkese merhaba...
    Ben Mustafa henüz 17 yaşında üniversiteye yeni geçicek olan biriyim.
    Öncelikle bu blogta neler bulabileceğinizi anlatıyım:Bu blog genellikle okuduğum bilim dergilerinden uzun makaleleri kısaltarak daha okunabilir hale getirmeye çalışarak sizlere sunucağım peki bu makaleler nelerden oluşuyor sizleri duyuyor gibiyim siz hiç merak etmeyin öyle sıkıcı sandığınız gibi metinleri sizlere ulaştırmayacağım gayet anlaşılabilir ve aynı zamanda hayatın içinden bilgilerle sizlere ulaştıracağım.Ayrıca bilim insanlarının hayatlarını çarpıcı bir şekilde bir bilim insanları köşesinde sizlerle buluşturmayı düşünüyorum.En son olarak yeni merak saldığım ve türkçe kaynak bulmada zorlandığım arduino projelerimi sizlerle buluşturacağım dilerim paylaştığım yazılar hoşunuza gider:..
      !!!TAKİPTE KALIN!!!